Orhan Veli'yi saygıyla anıyorum,sokak kedilerine bin selam olsun...
"Uyuşamayız seninle yollarımız ayrı;
sen ciğercinin kedisi ben sokak kedisi;
senin yiyeceğin kalaylı kapta;
benimki aslan ağzında;
sen aşk rüyaları görürsün, ben kemik
ama seninki de kolay değil, kardeşim;
kolay değil hani;
böyle kuyruk sallamak tanrının günü..."
DENİZ'DEN GELEN
DENİZ'DEN GELEN
"Erdem en büyük zenginliktir." Seneca
13 Kasım 2014 Perşembe
25 Eylül 2014 Perşembe
Beni en çok bu teyzenin hikayesi etkiledi,yaşı yetmişin çok üzerindeydi,yarı Kürtçe,yarı Türkçe,ağlayarak iki kardeşini kaybettiğini söyledi,çatışmada mı,susuzluktan mı,anlayamadım,ne fark eder ki,emperyalistlerin,işbirl ikçilerinin acıdan başka birşey vermediği insanlardandı işte,teskin etmeye çalıştım,sarıldım,elimden ancak bu geldi...
17 Eylül 2014 Çarşamba
Doğubayazıt'ta İshakpaşa sarayını ziyarete gittiğimde,sarayın kurulu olduğu tepenin her yerinde bu canlılardan vardı,hem de yüzlercesi,ilk başta Fare,Gelincik türü bir hayvan olduklarını düşündüm ama yanlarına yaklaşınca Sincap olduklarına karar verdim,kısa bir araştırma sonucunda tahminimde yanılmadığımı anladım.Anadolu'nun birçok yerinde yaygın olarak görülen Gelengi.Anadolu Sincabı,Latince isimleri 'Spermophilus' tohumsever anlamına geliyor,vaktim kısa olduğu için çok fazla fotoğraflarını çekme şansım olmadı,bir daha ki ziyaretimde daha uzun vakit ayırmayı umuyorum.
14 Eylül 2014 Pazar
Çatışmaların yoğun olduğu ikibin oniki yazında Şemdinli'den Yüksekoaya giderken sabahın erken saatlerinde yakaladığım fotoğraf karesi,araba hareket halinde olduğu için kızlar biraz flu,Kur'an kursuna gidiyorlar muhtemelen,kendimi fark ettirmemek için harcadığım onca çabaya rağmen beni gördüler ve gülücükleri patlattılar.
Van depreminin acısı iki yıl geçmesine rağmen çok taze,aklımı en çok kurcalayan sorulardan biri o kadar boş Toki evi olmasına rağmen,depremzedelerin en azından çocuk ve kadın olanları neden o evlere yerleştirelemediğiydi.Foto ğraftaki bu aile Van yakınlarında bir köyden,o zor şartlardaki gururları hatırladıkça hala duygulandırır beni,ağıldaki hemen bütün inekleri ölmüştü,Ramazan bayramının ilk günü muhabir arkadaşım Burak Ersemiz'le ziyaretlerine gittik,tüm ısrarımıza rağmen son kalan ineklerinden sağdıkları sütten yapılan sütlaçtan ikram ettiler bize,hakkımızı çocuklar yesin dememize rağmen misafir olduğumuzu eğer yemezsek çok üzüleceklerini söylediler,unutamadığım anlardan biridir hayatımda...
12 Eylül 2014 Cuma
Van-Muradiye şelalesine gelenlere birşeyler satıp ailesine katkıda bulunan Baran'ın bu sıcak ve samimi gülüşü arkasındaki doğa harikasına ayrı bir güzellik katmamış mı sizce de?..Doğu ve güney doğu anadoluda özellikle köy ve küçük yerleşim yerlerinde rastladığım çocuk yüzleri içten ve doğaldı,büyük şehirlerde çocukların gülüşleri bile daha az ve birbirine benzemeye başladı,çocuk oyunları birçok yerde tarihe karıştı,son şanslı kuşak bizdik sanırım...
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)






